Başa Dön

Hakkımda

Her şey hayal etmekle başlar…    

2008 yılında, çocukların her zaman güvenle sarılabileceği, seveceği ve sağlıklı iletişim kurabileceği bir oyun ve uyku arkadaşı yaratma hayaliyle hobi olarak başlayan bez bebek maceram, yıllar içinde bir tutkuya dönüştü. Akademik bir ortamda, masa başında 8‘den 5’e süren mesainin ardından heyecanla gidilen evimdeki atölye haline getirilmiş bir odada başlayan bu macera; sağlığa zararı olmayan malzeme arayışları ve çocuk psikolojisine uygun bebek tasarım felsefeleri hakkındaki yurtiçi ve yurtdışında yaptığım araştırmalarla keyifli bir uğraş olmanın ötesine geçerek bir misyona dönüştü.

Özel üretim, %100 organik pamuk kumaşlar, pamuk iplikler ve yıkanmış, taranmış, antibakteriyel ve yine %100 yün dolgu malzemeleriyle dünyaya gelen bebeklerim bir süre sonra o minik atölyeye sığmamaya başladı ve müstakil atölyemi oluşturdum. Bu atölye, anne-çocuk birlikte bez bebek yapma workshop’larının da fitilini ateşledi. Katılımcılardaki olumlu ve mutluluk verici etkilerini gördükçe bu çalışmayı daha çok kişiyle paylaşmayı arzuladım ve workshop’ları 2011 yılından itibaren İstanbul Oyuncak Müzesi’ne de taşıdım.

Fabrikasyon bebekler yerine el yapımı bebeklerin tercih edilme bilinci geliştikçe bebeklerim, sosyal medyanın da etkisiyle, kısa sürede hem ülkemizde hem de Almanya, Hollanda, Güney Kore gibi ülkelerde bilinir ve  talep edilir hale geldi. Hikayemi TRT (Göz Nuru), Teve2 (Derya’lı Günler) gibi programlar ve Hürriyet, Yeni Asır gibi gazetelerdeki röportajlarla duyarlı ebeveynlere aktararak deneyimlerimi ve gözlemlerimi paylaşma şansı yakaladım.

2015 yılında Ege Üniversitesi ile Lider Yaratıcı Kadınlar Derneği’nin düzenlediği Girişim Kampüs Yarışması’nda Bez Bebek Atölyesi projemle 1. olmamın ardından, istihdam ederek eğitim verdiğim bayanlarla birlikte Kitvak, Ege Çağdaş Eğitim Vakfı ve UNİCEF gibi sivil toplum kuruluşlarının çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım.

2016 yılında Almanya Nürnberg’de düzenlenen Oyuncak Fuarına katıldım; ziyaret ettiğim oyuncak müzesi ve oyuncak dükkanları hikayeme farklı bir anlam kattı; orada nehrin kenarında gördüğüm ve tamamen el yapımı oyuncaklar yapan küçük oyuncakçı dükkanının bir benzerini İzmir’de açmayı planladım. Türkiye’ye döndüğümde Karşıyaka’da açtığımız 10 metrekarelik, pembe tenteli oyuncakçı dükkanımız, ahşap ustalarının yaptığı oyuncaklar, örgü ustalarının yaptığı örme oyuncaklar, marka tescili yapılmış Banu Kurt bebekleri ve haftasonları bez bebek workshop’ları ile hayalleri gerçekleştirmeye devam ediyor.

Tüm hayalperestlere sevgilerimle,

Banu Kurt